Sonra birden, tam kafayı başka şeyle dağıtmışken, biri bir like’a basıyor ve karşıma bir foto çıkıyor. N’oluyo biliyor musun? Çıkıyorum evden, İstanbul’a gidiyorum. 22 Mart Pazar, Yedikule’de Newroz, biz abi kardeş iki çaresiz bedbaht, kardeşliğimizin en zor günlerinden geçerken, sabahın köründe hastaneye gidiyoruz. Babam Cumartesi traş edilmiş, o gece mamam yanında kalmış, ziyaretçilere, en az konuşuyor haliyle onların (ölmeden önce) ziyaretlerinden ne kadar memnun olduğunu …anlatır halde bırakmışız biz de O’nu. Pazar, keyfi çok yerinde. Giden gelenin haddi hesabı yok. Rakel tüm aileyi, tornunu tosununu toplamış getirmiş. Oğlu Arat’a gel “hava alalım” diyorum. Biliyorum içici olduğunu. Sigaraları yerken ne olacağını soruyor, anlatıyorum. Babası 50sinde katledilmiş bir dosta “babam 80inde ölüyor yıkıldım” diyebilir mi insan? Bok der! Susuyoruz çaresizce hastane bahçesinin sigara içmek yasak alanında içerken…
Fotoğrafa dönersem, babamın sağ kolunda serum var. Çok mutsuz. Hemşireye çaktırmadan musluğunu açıyorum çabucak bitsin diye. Boynumuza puşileri sarıyoruz, Facebook’a da çaktırmamak için “biz Newroz’a gidiyoz” yazıyorum. Beğeniler gırla. Oysa biz aslında son fotoları çekiniyoruz. Elim elinde. Hiç sıkmadığı kadar sımsıkı tutuyor, anlamıyorum. Az bir destekle yürüyebildiği, desteksiz ayağa kalkabildiği son gün o Pazar. Ve hatta son Pazar’ı. Sonraki Cumartesi öldü çünkü. Son türk kahvesini de o gün içti. Kana kana son suyu da… Benim şahit olduğum en azından…
Gideceğini bilen ve son günlerinde dile getiren, sözü senet mahiyetinde doğrucu birine bile, bile bile “hadi leyn” deme cürreti ancak bir cahile yakışır. İşte o cahil bu satırları yazarken, geçmiş 15 ay 15 gün ne çabuk geçmiş, nasıl geçirip geçmiş, geçmeseymiş eyiymiş diye sayıklarken, bir foto bin musibetten iyidir diye de düşünmekten kendini alamaz. Evet, s.kiştirmek konulu dersimiz burada sona ererken, ne gündemden, ne tarihten, ne gününden bihaberken insan yawrusu, hepsinin de canı cehenneme diyebilme özgürlüğüne sahiptir, amen!
Ps: “amma s.kiştirdin haa” diyeceklere/düşünenlere peşin cevap, farkındayım.


Son Yorumlar