Ara

Sarkis Seropyan

Sarkis Seropyan'ın Ardından

Ay

Aralık 1999

Sarkis abiyle Ermenistan turu

Sebati KARAKURT

karakurt

Turkiye’de yayimlanan Agos Gazetesi’nin editoru rehberimizdi.

Sarkis Seropyan, Balat’ta dogmus eski bir Istanbullu. Turkiyeli uc gazeteciyi Erivan’a davet eden Agos Gazetesi’nin Ermenice editoru.

Ataturk Havalimani’nda ucagin kalkmasini beklerken yerinde duramiyor. Birlikte yola ciktigimiz Milliyet’ten Nazim Alpman ve Radikal’den Celal Baslangic’a Erivan’dan bahsediyor. ‘‘Bizim oranin suyunu icin midenizde sorun kalmaz,’’ diyor. Ermenistan’daki akrabalarina aldigi hediyeleri zar zor sigdirmis valizine. Donuste de bavulu Turkiye’deki Ermenilere getirdigi su ve tuzla dolacak. Ucak Erivana dogru hareket ettiginde hosteslerle Ermenice konusup, bizlere ozel izzet, ikram yapilmasi icin baski yapiyor. Ilgisi ve candan evsahipligi bizi de laubali yapiyor, mesafeyi yok edip, ‘‘Sarkis Abi’’ye donuyoruz.

BIR BIZE BIR BURAYA BAK

Erivan’da pasaport islemleri uzayinca sinirleniyor, Bir anda Istanbullu kimligi bastiriyor: ‘Yahu bir bizdeki duruma bak bir de buradaki duruma’’!

Erivan’a ilk kez 1966 yilinda gelmis, ‘‘Sovyetli’’ yillarda. O zamanlar Kars’tan trenle gecmis. ‘‘Soydas topragi’’ dedigi Ermenistan’a. Ama gezememis. Baska kentlere gitmek isteyince karsisina izin sorunu cikmis.

Sarkis abiye takiliyoruz:

– Simdi de pek birsey degismemis diyoruz,

– Yok yok eskiden burada birine nasilsin diye sordugumda; iyi olacak insallah derlerdi. Ikinci geldigimde, boyle kalsa iyidir, diyorlardi. Simdi bazilari koseyi donmus ama buyuk cogunluk eskiyi arar durumda. Gordunuz mu birseyler degismis!

LUFERDEN BASKA TANIMAM

Erivan Havalimani’ndan kent merkezine dogru hareket ediyoruz. Yolun iki tarafinda isporta tezgahlari siralanmis. Sarkis Abi, ‘‘Bunlar da buranin Akmerkez’i, Galeria’si,’’ diyor.

Aksam yemegi otelde. Organizasyonun yukunu ceken Harutyan Demir, Ishan baligi hazirlatmis. Ama Sarkis abiyi pek mutlu edemiyor. ‘‘Bogaz luferinden baska balik tanimam,’’ diyor. Balik ozlemiyle kalsa iyi. Masada zeytinyagli mezelerin olmadigini, Ermenistanlilarin mutfaklarinin Istanbullu Ermeni mutfagindan cok farkli oldugunu da anlatiyor: ‘‘Bir Ermeni yemegi olan uskumru dolmasini Istanbul’da yasayan herkes bilir, ama Ermenistanli Ermeni bilmez’’.

Sokakta konustugu soydaslariyla aralarinda bir lehce sorunu da varmis. Istanbullu Ermenilerin Fransiz, dogulularin da Rus etkisinde kalmasi sonucu arada kopukluk olusmus: ‘‘1915-1940 arasi buyuk bir kulturel acik yasandi. Ozellikle Sovyet doneminde Ermenistan’da yasayanlarin buyuk avantaji da oldu. Ermeni kulturunun daha da yayginlasmasi icin enstituler kuruldu. En kucuk yerlesim biriminde yasayanlar bile opera, tiyatroya gitmeye alistilar. Biz Istanbullu Ermeniler folklorik yonden dogunun gerisinde kaldik. Buralarin su anda yalnizca ekonomik sikintisi var. Entelektuel birikim acisindan da batililara inanilmaz bir fark atmis durumdalar.’’

ISTANBUL’U SEVIYORUM

Turkiye ile Ermenistan’i kiyaslarken Ermenistan sevdalisi oldugunu da her firsatta dile getiriyor.

– Peki, Ermenistan’da surekli olarak yasamak ister misin, diye soruyorum.

– Onemli olan insanin doydugu yerdir. Belki biraz daha genc olsaydim tereddutsuz evet, derdim. Ama simdi dusunurum. Istanbul’u cok seviyorum.

Bir soru daha:

-Hangisiyle daha iyi anlasirsin, Ermenistanli biriyle mi yoksa bir Istanbulluyla mi?

– Vallaha dogdugum yerdeki insanlarla daha iyi anlasiyorum!

Madam Alicia’nin Turk Mutfagi

Alicia Melkumyan, Komitas konservatuarini bitirmis. Kirk yillik piyano hocasi. 1990’da Istanbul’da piyano dersleri vermis. Iki yil sonra Erivan’a donerek bir evin alt katinda restoran acmis. Istanbullu Ermeni mutfagini Erivan’a tasiyarak soydaslar arasinda mutfak koprusu olmus. Su anda parlamenterlerin ve Turkiyelilerin ugrak mekani Madam Alicia’nin mutfagi.

Sibel Can’a asik

Hafta sonlari kurulan Versiyaj pazarindaki yagli boya Sibel Can portresi dikkatimi cekiyor. Resmin bulundugu sehpanin yaninda da sanatcisi Sarkis Tosunyan. Bir kaset kapaginda resmini gorunce Sibel Can’a asik olmus. 75 yasindan sonra da Sibel Can’in kendisine bakmayacagini dusunerek Istanbul’a gelmemis. Ama bu ask ona kazandirmis da. Su ana kadar iki Sibel Can portresi satmis.

Uzay muhendisi barmen

Barin arkasinda kadehlere dut votkasi doldururken tanidik. Adi Sergey Sirinyan. Eskiden uzay teknolojisi ureten fabrika kapaninca simdi barmenlik yapiyor. Yeni duzene alisamamis. Azericesi oldukca iyi. Turkiye’den geldigimizi ogrenince seviniyor. Neye sevindigini biz de anlamiyoruz. Eskiden Volkov gibi kozmonotlara uzay aracinin nasil kullanildigini da o ogretiyormus. Yazarkasa tuslariyla bize de anlatmaya calisti!

Erivan’daki Urfali

Ingilizce, Dogu Mutfagi yazili tabelanin asili oldugu restoranin ici tika basa dolu. Uyanik bir Ermeni girisimci ayni zamanda kebap meraklisi olan Erivanlilara Guneydogu mutfagini sunarak kentin en iyi restoranini acmis. Kepap ustasi nereden olacak tabi ki Urfa’dan. Mustafa Usta monude Turkce adlariyla yazili kebaplari hazirliyor. Ermeni patronun gozbebegi.

Turk pasaportlu operaci

Diran Lokmagozyan. Istanbullu Ermeni. On yil once Erivan’a gelmis. Onceleri yalnizca Universite ogrenimi icin. Zaman gectikce kendisini Erivan’da daha huzurlu hissetmis. Su anda Erivan Radyosu’nun kadrolu opera sanatcisi. Yine de Turk pasaportundan taviz vermiyor.

 

Link: Sebati Karakurt – Hürriyet

 

Ermenistan’a ‘dolarsiz’ mal sokamassin

Turk firmalari Ermenistan’da farkli ulkelerin lisanslarinya calisiyor. Mallar Gurcistan ve Iran uzerinden giriyor. Erivan’da 1996’dan beri is yapan Kal Ticaret’in ruhsati da Isvicre’den. Sahibi Erdal Saral, mallarini sokmak icin yasadiklari burokrasiyi anlatiyor. Gumruk cezasi, vergisi. Yani ‘ABD Dolari’ alinabilecek her burokratik islemde atlanmadan kesiliyor.Nazim Alpman 

Ermenistan – Turkiye sinir kapisi, Karabag olaylari nedeniyle 1993’ten beri kapali. O yillarda Ermenistan cok zor gunler gecirmis. Ancak simdi durum degismis. Turk urunleri Gurcistan ve Iran uzerinden Ermenistan’a giriyor. Malatya Pazari’nda Turkce etiketli zeytinyaglari, konserveler, unlar kapis kapis gidiyor.
Ermenistan’daki en buyuk Turk firmasi olan Kal Ticaret, 1996’dan bu yana Erivan’da faaliyet gosteriyor. Ancak Isvicre lisansiyla calisabiliyor. Sirketin ortaklari Kerim Kalafatoglu ve Erdal Saral 1998’de Ermenistan’in en cok vergi verenler listesinde 18. sirayi almislar.
* * *
Kal Ticaret basta un olmak uzere gida urunleri pazarliyor. Ancak, iki ulke arasinda diplomatik iliski bulunmamasi nedeniyle bu is biraz zahmetli oluyor.
Erdal Saral’in, 1997 sonunda Ermenistan’a getirdigi mallari icin burokratik bir engel cikiyor. Gumrukten zamaninda cekmedigi mallari icin 15 bin dolarlik “kucuk bir ceza” verecek. Gumruk Mudur Yardimcisi, onu ariyor:
“Erdal, gumruk vergilerini yatir, yilbasinda butceyi denkleyelim. Senden 15 bin dolarlik cezayi almayalim.”
Saral, 430 bin dolar tutan vergisini yatiriyor. Yilbasi geciyor, Saral gumruge gidiyor. Bir de ne gorsun? “Baris anlasmasi” yaptigi mudur yardimcisi gorevden alinmis, baskasi atanmis. Yerine gelen de “Ben soz vermedim, 15 bin dolar cezayi yatir” diyor. Caresiz cezayi da oduyor. Aradan 10 gun geciyor. Eski mudur yardimcisi yeniden goreve geliyor. Ermenistan’in dovize o kadar ihtiyaci var ki 15 bin dolar icin boyle “taklalar” atiyorlar.
Saral’a bu cileyi cektiren gumruk mudur yardimcisinin adi da burokrasi ruhunun ozeti gibi:
“Zulumyan!”
* * *

Erdal Saral, “sinirlarin kapali tutulmasinin faturasini Turkiye oduyor, kaymagini ise Iran ve Gurcistan yiyiyor” diyor.
Ermenistan’daki nukleer santralin elektrik uretim fazlasi var. Ermeniler, bunu Gurcistan’a satiyorlar, Gurculer de Turkiye’ye. Hatlarin uzunlugundan yuzde 10 enerji kaybi meydana geliyor. Eger dogrudan Turkiye’ye verilirse ayda bir milyon 720 dolar kazancimiz olabilir.
Ancak bugunku “iliskisizlik” cercevesinde ufukta boyle bir ihtimal gorunmuyor.
* * *
Ermenistan’a gelip de sinir ziyareti yapmadan donmek olmaz dusuncesiyle Alican’in karsisi olan Markara sinir kapisina gidiyoruz. Bir sure once Igdir’da Soykirim Aniti acan Cumhurbaskani Suleyman Demirel bu kapiya da gelmisti. Kendisine verilen bilgilere dayanarak “karsi tarafta bekleyen yokmus” demisti.
Markara’da Ermenistan sinirini Rus askerler bekliyor. Cumhurbaskani’ni “dogru” bilgilendirenlerle ters dusmemek icin karakol komutani Rus ustegmenle hatira fotografi cektiriyoruz.
* * *
Ermenistan’daki 11 gunluk misafirligimiz sonunda cok farkli duygularla bu kucuk ulkeden ayriliyoruz. Yasanan onca aciya karsin uluslarin birbirlerine dusman olamayacagini yasayarak goruyoruz.
Darisi iki ulke siyasilerinin basina…

2000’e bes kala ERMENISTAN -1-

Yazi ve Fotograflar:Nazim Alpman

Ermenistan ile Dogu’da ortak sinirlarimiz var. Yani kapi komsuyuz. 1915 ve 1970’lerde iki ulusun arasina “kan” girmis. Bu nedenle uzaklasmisiz. Ancak, iki halkin yuzyillardir ic ice yasamisligindan gelen kultur birligi soz konusu. Bu roportajda iki unsurun izlerini aradik.
Baskent Erivan’in Malatya Pazari’nda dolasip, Adana doviz bufesinde dolar bozdurduk. Mutfaginda Urfali ustalarin calistigi lokantalarda yemek yedik. 11 gun boyunca Ermenistan’daki Turkiye’yi yasadik. Fikra toplamayi da ihmal etmedik. Ilgi cekici bir yazi dizisi ortaya cikti. Keyifle okuyacaginizi umuyoruz.
N.A.

Uzaydan meyhaneye

       Barmen Sergey Sirinyan, Karabag dogumlu bir Ermeni. Azeri Turkcesini gayet guzel kiviriyor. Sovyetler dagilmadan once uzay teknolojisi ureten fabrikada teknik mudurmus. Nostalji damarina basiyoruz, “Sergey, komunizm geri gelir mi?” diye soruyoruz. Yaniti net oluyor: “Gelmez. Komunizm ancak gelismis toplumlarda olabilir! Ermenistan’da mumkun degil.”

Ermenistan Havayollari’nin kucuk ucagi saat 11.00’de Istanbul’dan havalaniyor. Celal Baslangic (Radikal), Sebati Karakurt (Hurriyet), Sarkis Seropyan (Agos) ile birlikte, sabah kahvalti servisindeki biralarla nasil bir ulkeye gittigimizi “sip” diye anliyoruz!
Iki saat sonra indigimiz Erivan Havaalani “Sovyetik” gorunumunu koruyor. Eski borokrasi de formunda… Alandaki Rus memurlar, pasaportumuzdaki Cecenistan vizelerinin 20 dakikada “zararsiz” oldugunu kavriyorlar.
* * *
Istanbul Hilton’un iki kati buyuklugundeki Dvin Otel’e yerlesip, yemege iniyoruz. Ermeni mutfaginin zengin cesitleriyle donatilmis sofranin ortasinda bir surpriz duruyor:
“Turk bayragi!”
Bunun gazeteci “kafalamak” amaciyla hazirlanmis bir tezgah olmadigini, Erivan’daki 11 gunluk konuklugumuz sirasinda daha iyi anlayacagiz.
Yemekten sonra hemen kendimizi sokaklara atiyoruz. Icimizde hafif bir kusku yok desek yalan olur. Ermeniler ile aramiza “kan” girmis ya… Acaba taciz edilir miyiz?
Ilk “onemli tespit” Celal Baslangic’tan geliyor:
“Her taraf icki dukkanlariyla dolu, tam yerine dustuk!”
* * *
Hava karariyor, ama sokaklar gunduz canliliginda, herkes bir seyler satiyor. Rasgele kucuk bir restorana girip barina cokuyoruz. Icerde bulunan musteriler palto ve kabanlariyla oturuyorlar. Dogalgaz hatti Azeriler tarafindan kesildigi icin isinma luksu yok!
Barmen Sergey Sirinyan, Karabag dogumlu bir Ermeni. Azeri Turkcesini gayet guzel kiviriyor. Turkiye’den geldigimizi ogrenince ilgisi daha da artiyor. Sanki yillardan beri bizi bekliyormus gibi… Oldurucu dut votkasi, tanismamisligin mahsurlarini bir anda ortadan kaldiriyor:
“Sergey.”
“Canim, emret!”
Sergey, sanki bayram ziyaretine gelmis yegenlerini agirlama telasinda. Bizi ikram yagmuruna tutuyor:
“Nazimcan, pastirma al!”
* * *
Sovyetler dagilmadan once Sergey, uzay teknolojisi ureten fabrikada teknik mudurmus. Unlu kozmonot Volkov’a urettikleri aparatlarin nasil kullanilacagini gostermis. Fabrika kapatilinca, kendisini burada bulmus. Haliyle eskiyi ozluyor. Onun nostalji damarina basiyoruz:
“Sergey, komunizm geri gelir mi?”
“Gelmez!”
“Neden?”
“Komunizm ancak gelismis toplumlarda olabilir! Ermenistan’da mumkun degil.”
Maaslarin 10 ile 30 dolar arasinda degistigi Ermenistan’da, ic paralayici bir yoksullukla gorkemli zenginlik atbasi ilerliyor.

Yarin: Ermenistan’daki Turkiye.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑