Yazi ve Fotograflar:Nazim Alpman

Ermenistan ile Dogu’da ortak sinirlarimiz var. Yani kapi komsuyuz. 1915 ve 1970’lerde iki ulusun arasina “kan” girmis. Bu nedenle uzaklasmisiz. Ancak, iki halkin yuzyillardir ic ice yasamisligindan gelen kultur birligi soz konusu. Bu roportajda iki unsurun izlerini aradik.
Baskent Erivan’in Malatya Pazari’nda dolasip, Adana doviz bufesinde dolar bozdurduk. Mutfaginda Urfali ustalarin calistigi lokantalarda yemek yedik. 11 gun boyunca Ermenistan’daki Turkiye’yi yasadik. Fikra toplamayi da ihmal etmedik. Ilgi cekici bir yazi dizisi ortaya cikti. Keyifle okuyacaginizi umuyoruz.
N.A.

Uzaydan meyhaneye

       Barmen Sergey Sirinyan, Karabag dogumlu bir Ermeni. Azeri Turkcesini gayet guzel kiviriyor. Sovyetler dagilmadan once uzay teknolojisi ureten fabrikada teknik mudurmus. Nostalji damarina basiyoruz, “Sergey, komunizm geri gelir mi?” diye soruyoruz. Yaniti net oluyor: “Gelmez. Komunizm ancak gelismis toplumlarda olabilir! Ermenistan’da mumkun degil.”

Ermenistan Havayollari’nin kucuk ucagi saat 11.00’de Istanbul’dan havalaniyor. Celal Baslangic (Radikal), Sebati Karakurt (Hurriyet), Sarkis Seropyan (Agos) ile birlikte, sabah kahvalti servisindeki biralarla nasil bir ulkeye gittigimizi “sip” diye anliyoruz!
Iki saat sonra indigimiz Erivan Havaalani “Sovyetik” gorunumunu koruyor. Eski borokrasi de formunda… Alandaki Rus memurlar, pasaportumuzdaki Cecenistan vizelerinin 20 dakikada “zararsiz” oldugunu kavriyorlar.
* * *
Istanbul Hilton’un iki kati buyuklugundeki Dvin Otel’e yerlesip, yemege iniyoruz. Ermeni mutfaginin zengin cesitleriyle donatilmis sofranin ortasinda bir surpriz duruyor:
“Turk bayragi!”
Bunun gazeteci “kafalamak” amaciyla hazirlanmis bir tezgah olmadigini, Erivan’daki 11 gunluk konuklugumuz sirasinda daha iyi anlayacagiz.
Yemekten sonra hemen kendimizi sokaklara atiyoruz. Icimizde hafif bir kusku yok desek yalan olur. Ermeniler ile aramiza “kan” girmis ya… Acaba taciz edilir miyiz?
Ilk “onemli tespit” Celal Baslangic’tan geliyor:
“Her taraf icki dukkanlariyla dolu, tam yerine dustuk!”
* * *
Hava karariyor, ama sokaklar gunduz canliliginda, herkes bir seyler satiyor. Rasgele kucuk bir restorana girip barina cokuyoruz. Icerde bulunan musteriler palto ve kabanlariyla oturuyorlar. Dogalgaz hatti Azeriler tarafindan kesildigi icin isinma luksu yok!
Barmen Sergey Sirinyan, Karabag dogumlu bir Ermeni. Azeri Turkcesini gayet guzel kiviriyor. Turkiye’den geldigimizi ogrenince ilgisi daha da artiyor. Sanki yillardan beri bizi bekliyormus gibi… Oldurucu dut votkasi, tanismamisligin mahsurlarini bir anda ortadan kaldiriyor:
“Sergey.”
“Canim, emret!”
Sergey, sanki bayram ziyaretine gelmis yegenlerini agirlama telasinda. Bizi ikram yagmuruna tutuyor:
“Nazimcan, pastirma al!”
* * *
Sovyetler dagilmadan once Sergey, uzay teknolojisi ureten fabrikada teknik mudurmus. Unlu kozmonot Volkov’a urettikleri aparatlarin nasil kullanilacagini gostermis. Fabrika kapatilinca, kendisini burada bulmus. Haliyle eskiyi ozluyor. Onun nostalji damarina basiyoruz:
“Sergey, komunizm geri gelir mi?”
“Gelmez!”
“Neden?”
“Komunizm ancak gelismis toplumlarda olabilir! Ermenistan’da mumkun degil.”
Maaslarin 10 ile 30 dolar arasinda degistigi Ermenistan’da, ic paralayici bir yoksullukla gorkemli zenginlik atbasi ilerliyor.

Yarin: Ermenistan’daki Turkiye.