Kendime şöyle bir duble türk kahvesi yaptım. Seninki gibi, bol şekerli hem de. Yok tatlandırıcı atmadım, bildiğin şeker ama bol. En son sanırım hastanede Newroz günü içmiştin kahve. Yanlışlıkla şekerli yollamışlardı sade diye. Ne sevinmiştim, ya sade yollasalardı? Sonrasını hatırlayamıyorum… Yanına da bir koca bardak buz gibi su aldım. Musluktan. Evet hala en lezzetli su musluktan akan burada. Son kez kana kana su içişini de hatırlıyorum. Hastane odasındaydı. Yerken çok zorlanmıştın ama o yemeğin üstüne içtiğin bir bardak suya nasıl sevinmiştim. Normalleşiyordun, iyileşiyordun sanki. Su içip ‘oh’ dedin ya, iyileşmiştin işte. Ya da öyle olduğuna inanmak istedim. Evet öyle olmuş galiba. Okumaya devam et “Bir Kahvenin Hatırlattıkları…” →